İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, eşi hakkında yapılan "ikinci Erdoğan" yakıştırmalarına cevap olarak, İmamoğlu ve, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki en net ortak özel
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek İmamoğlu, İmamoğlu hakkında yapılan "ikinci Erdoğan" benzetmesi ve yorumları için dikkat çeken bir açıklamada bulundu.
Dilek İmamoğlu, Ekrem İmamoğlu ve Erdoğan arasındak, tek ortak noktayı "Karadenizli oluşları dışında ortak başka yönleri olduğunu düşünmüyorum. Ekrem hem siyasi gelenek hem siyaset yapma biçimi hem de liderlik tarzı olarak çok farklı bir yerde duruyor" sözleriyle açıkladı.
Dilek İmamoğlu ayrıca “Kutuplaşma siyasetiyle hareket etmemesi, ortak akıl, istişare ve müzakereyi öncelemesi, ekip çalışmasına yatkınlığı bunlar onu ayıran diğer özellikler” ifadelerini kullanarak Erdoğan’a üstü kapalı göndermede bulundu.
Sözcü'den İpek Özbey'e konuşan Dilek İmamoğlu açıklamaları şu şekilde:
İMAMOĞLU - ERDOĞAN BENZETMELERİ
Eleştirileri evet ben de duydum. Ancak, Karadenizli oluşları dışında ortak başka yönleri olduğunu düşünmüyorum. Ekrem hem siyasi gelenek hem siyaset yapma biçimi hem de liderlik tarzı olarak çok farklı bir yerde duruyor. Kutuplaşma siyasetiyle hareket etmemesi, ortak akıl, istişare ve müzakereyi öncelemesi, ekip çalışmasına yatkınlığı bunlar onu ayıran diğer özellikler.
İMAMOĞLU CUMHURBAŞKANI OLURSA NE DEĞİŞİR?
Normalleşme, huzur ve özgürleşme olacak ilk etapta. Bu korku iklimi sona erecek, siyasete hakim kılınan kutuplaşma, düşmanlık dili sona erecek. Düşüncelerimizi özgürce ifade edebildiğimiz, siyaset yapabildiğimiz, aktif vatandaşlığın hayata geçtiği bir ortama kavuşacağız. Fırsatlarda eşit, imkanlarda adil bir toplum olacağız. Çocuklar, gençler başta olmak üzere herkesin geleceklerinden endişe etmedikleri, geleceğe güven ve ümitle baktıkları, yaşamayı külfet değil nimet olarak gördükleri bir refaha kavuşacağız umarım.
"İMAMOĞLU YAPISINDAN ÖDÜN VERİRSE..."
Kapsayıcı, liyakate önem veren, vizyoner ve icraatçı yapısından ödün verdiğini düşünürsem, kutuplaştırma siyasetine savrulursa ya da ülkedeki sorunlara karşı duyarsızlaştığını düşünürsem 'sakın' derim.